Hidronefroz Nedir Klinik Belirtileri

August 30, 2010 at 11:54 pm Filed in:Sağlık No Comments

Hidronefroz Ve Klinik Belirtileri

Renal pelvis ve kalikslerdeki genişlemeye hidronefroz denir. Hidronefroz; genellikle obstrüksiyona sekonder olarak gelişmekle birlikte, obstrüksiyon olmadan da görülebilir. Hidronefroz; radyolojik olarak dört greyde ayrılarak değerlendirilir. Greyd 1’de kalisiyel sistemde minimal küntleşme görülür. Greyd 2’de kalisiyel sistemde hafif genişleme ile birlikte kalisiyel fornikslerde belirgin küntleşme vardır, fakat papillaların negatif gölgeleri kaliks içerisinde görülmeye devam eder. Greyd 3’de papilla gölgelerinin görülmediği yuvarlaklaşmış kalisiyel sistem mevcuttur. Aşırı derecede kalisiyel balonlaşma ise greyd 4 olarak adlandırılır. Genellikle greyd 3 ve 4’te renal parankimde incelme vardır. Ancak çoğunlukla hidronefroz; pelvikaliektazinin derecesine göre hafif, orta ve şiddetli olarak derecelendirilmektedir.

Hidronefroz Grade

Üst üriner sistemde obstrüksiyon sonucu oluşan klinik belirtiler, obstrüksiyonun lokalizasyonuna, süresine ve derecesine göre değişmektedir. Akut üriner obstrüksiyonda en sık görülen semptom olan ağrı, hidronefroz sonrası böbrek kapsülünün gerilmesi ile flank bölgede ortaya çıkar. Ortak inervayon nedeniyle üst üreterdeki obstrüksiyonlarda aynı taraf testiste orta üreter obstrüksiyonlarında sağda McBurney noktasında, solda bunun simetriğinde, alt uç taşlarında ise skrotal (bayanda labial) ciltte yansıyan ağrı hissedilebilir. Anuri, komplet bilateral veya soliter böbrekte unilateral obstrüksiyonun bulgusudur. Obstrüksiyon sonrası idrar stazı nedeniyle üriner enfeksiyon ve buna bağlı ateş, titreme görülebilir. Mikroskobik veya makroskobik hematüri, üriner sistem obstrüksiyonunun nonspesifik bulgusudur. Akut veya kronik hidronefrozda, hipertansiyon görülebilir. Böbrek yetmezliği, ele gelen kitle, bulantı- kusma ve polisitemi; üst üriner sistem obstrüksiyonlarının diğer klinik belirtileridir.

Ömer Osman Korkmaz Böbrek hastalarına bitkisel öneriler

August 30, 2010 at 11:34 pm Filed in:Cilt Bakımı No Comments

Lokman Hekim Ömer Osman Korkmaz, böbrek hastalıkları ve bu hastalıktan kaynaklanan idrar yolu enfeksiyonlarının tedavisine yardım için, bitkisel önerilerde bulundu.
Ömer Osman Korkmaz’ın öncelikli önerisi, normal tuzun bırakılıp, himalaya tuzunun kullanılmaya başlamasıdır.
Diğer bir önerisi ise, salatalık suyu. Salatalık suyu böbrek problemleri için çok şifalıdır diyen Ömer Osman Korkmaz’ın tarifini, bir kez daha yineleyelim.
GEREKLİ MAZEMELER;
* 1 kg salatalığı kabuğuyla birlikte kuşbaşı şeklinde doğrayın ve
* 2 litre suy,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Salatalıkları, kabuklarıyla birlikte, kuşbaşı doğrayıp, suyun içerisine atın ve 15-20 dak kaynatın. Soğuduktan sonra, günde 2-3 bardak için. Bu karışım aynı zamanda cilt güzelliği için de çok faydalıdır. Ayrıca, bu kürü uygularken, bol bol yoğurt tüketilmelidir.

Bedia Akartürk Çubuk Beli

August 30, 2010 at 11:25 pm Filed in:Sağlık 4 Comments


Türk halk müziğinin tartışmasız en güzel sesi aynı zamanda en güzel performanslarından birini veriyor. Düşmanların çatlasın abla, sesine sağlık. Kavasoğlu

mclusky – ‘the saltwater solution’

August 30, 2010 at 9:46 pm Filed in:Sağlık 9 Comments


this song is a b-side to the 2004 mclusky single ‘undress for success’ Pick a piece of paper from the pickles on view And part the P’s like the P’s don’t care Despite that the pox it found him in incredible health And the test was a minor scare. Whatever’s sensible. They made their mother mix my multiple heads ‘Til the aches on their mansion grew And then it becomes a metaphor for holding your own You keep it down ‘cos it’s good for you. Whatever’s sensible. Like owning your own house was ever sensible Like taking your time was ever sensible Like watching your back was ever sensible What’s wrong with getting what you want? *********** bu şarkı bir b-side 2004 mclusky başarı ‘için’ tek soyunmaya Görünümünde turşu kağıt parçası Pick Ve P’s umurumda değil gibi parçası P’s Rağmen bu çiçeği o inanılmaz sağlık buldum Ve test ufak bir korku vardı. Ne anlamlı olmayabilir. Onlar annelerinin karışımı benim çok kafa yaptı Onların konak Doğum ağrıları arttı kadar Ve sonra kendi tutan bir metafor olur Çünkü bu sizin için iyi bir yere saklayın. Ne anlamlı olmayabilir. Kendi ev sahibi gibi hiç mantıklı idi Için zaman ayırdığınız gibi hiç mantıklı idi Arka izlemek gibi hiç mantıklı idi Ne istediğini almak yanlış olan ne?

Uriner Sistem Tas Hastaligi

August 30, 2010 at 9:46 pm Filed in:Sağlık No Comments

Üriner Sistem Taş Hastalığı

Üriner sistem taş hastalığı özellikle 30-60 yaşları arasında görülen yaygın bir hastalıktır. Sıklığı tüm popülasyonda % 4-10 oranındadır(12) Türkiye’de ise taş insidansı %14.8’dir, bölgelere göre en sık prevalans güneydoğu anadolu bölgesindedir. Batı ülkelerinde ürolojik başvuruların % 16’sını ve tüm hastane kabullerinin % 1-2’sini oluşturmaktadır(14). Gelişmiş ülkelerde, mesane taşlarının görülme sıklığı azalırken üst üriner sistem taşlarının sıklığı artmaktadır. Taş hastalığının dünyada artmasının nedeninin, protein ve karbonhidrattan zengin, liften fakir beslenme sonucu olabileceği düşünülmektedir. Amerika Birleşik Devletinde(ABD)’ki taşların % 70’i kalsiyum oksalat taşıdır. Bu taşların yarısı pür kalsiyum oksalat taşı (monohidrat ve dihidrat) iken, kalan yarısı kalsiyum fosfat ile mikst tiptedir. Diğer taş cinsleri ise pür kalsiyum fosfat (% 6-10)(daha çok apatit, seyrek olarak brushit), magnezyum amonyum fosfat (% 10-15), ürik asit (% 8) ve sistin (% 1-3) taşlarıdır. İndinavir, ksantin ve adenin taşları daha nadir olarak görülmektedir.

Taş oluşumunun nedenleri hala netlik kazanmamıştır. Taş oluşumu ile ilgili olarak çeşitli teoriler mevcuttur. Bunlar; süpersaturasyon / kristalizasyon, nükleizasyon / epitaksi, matriks, inhibitör eksikliği ve kombine teorileridir.

Kalsiyum oksalat taşları bulunan hastaların % 50’sinde hiperkalsemi ile ilişkisiz hiperkalsiüri (idiopatik hiperkalsiüri) vardır. Bu hastaların büyük kısmında bağırsaklardan fazla kalsiyum absorbsiyonu ve idrarla fazla kalsiyum atılımı mevcuttur. Daha az bir kısmında ise; kemiklerden aşırı kalsiyum salınması veya primer olarak böbreklerden kalsiyum atılımı izlenmektedir. Hiperkalsemi ve hiperkalsiüri; kalsiyum oksalat taşları olan hastaların % 10’unda görülür. Hiperparatiroidizm, sarkoidoz, vitamin D entoksikasyonu, Cushing sendromu gibi hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkar. Kalsiyum oksalat taşı olan hastaların % 20’sinde hiperürikozüri, % 5’inde hiperokzalüri saptanırken, % 15-20’sinde herhangi bir metabolik bozukluk mevcut değildir. Kalsiyum oksalat monohidrat ve dihidrat olmak üzere iki tipi vardır.

Magnezyum amonyum fosfat (strüvit) taşları alkali idrarı olan hastalarda oluşur. Özellikle üreyi parçalayan bakteriler (Proteus Vulgaris gibi) taş oluşumuna zemin hazırlar. Ayrıca yöresel olarak fosfattan fakir beslenme de sorumlu tutulmuştur.

Ürik asitin idrarda çözünebilmesi için en önemli faktör idrar pH’ıdır. İdrar Ph’ı 5 iken ürik asit çözünebilirliği 8 mg/dl iken pH 7 olduğunda 158 mg/dl’ye yükselir. İdiopatik, hiperürisemik (gut, glikojen depo hastalığı myeloproliferatif hastalıklar), hiperürikozürik (pürin aşırı alımı, tübüler emilim bozukluğu, ürikozürik ilaçlar) gibi nedenlere bağlı olarak ürik asit taşları oluşabilir.

Sistin taşları; otozomal resesif olarak geçen, sistinürik hastalarda oluşur. İdrarda sistin, lizin, ornitin, arginin atılımı artmıştır. Sistin taşlarında idrar göreceli olarak asidiktir ve idrar pH’ı 7.6-8 olduğunda çözünür.

Otozomal resesif olarak geçen ksantin oksidaz enzimi eksikliğinde ksantin taşları oluşur. Tedavisinde idrarın alkalileştirilmesi önerilir.

Taşların büyük bir kısmı radyoopaktır. Sistin taşları semiopak, ksantin ve ürik asit taşları ise radyolusenttir.

Tırnak batması bitkisel tedavisi

August 30, 2010 at 9:26 pm Filed in:Cilt Bakımı No Comments

Bitkisel tedavi yöntemleriyle tırnak batması : Herhangi bir kaza sonucu kırılan tırnağın deriye batması halinde, aşağıdaki bitkisel tedavi yöntemlerini uygulayabilirsiniz. 1) Kırılan tırnağın bulunduğu yere tuzsuz tereyağı sürülüp, parmak lastiğe geçirilir. Her gün tekrarlanır.

2) Kırılan tırnağın bulunduğu yere ince gres yağı sürülüp, parmak lastiğe geçirilir. Her gün tekrarlanır.

star niğde-altunhisar

August 30, 2010 at 8:51 pm Filed in:Sağlık 15 Comments


mehmet ali koçak abimiz ne güzelde çalıyor eline ve yüreyine sağlık senin kıymetinide altunhisarlı bilmıyor çekimi selahattin uysalın düğününde yaptım çiftlere ömür boyu mutluluklar dilerim m.ali koçak irtibat telefonu 0535 201 68 83 saygılarımla

Organ Bağışı hayat kurtarır

August 30, 2010 at 8:31 pm Filed in:Sağlık 12 Comments


Bir organ bağışı dindirir bin gozyasi

Ureter Taslari

August 30, 2010 at 8:31 pm Filed in:Sağlık No Comments

Üreter Taşları

Üreter taşları %3-5 oranında görülmektedir ve akut flank ağrının en sık nedenidir. Taşın hareketine ve yerine bağlı olarak flank bölgedeki ağrı, kasıklara, alt abdomene veya dış genital organlara yayılabilir. Genellikle ağrıya; bulantı, kusma, dizüri, ve hematüri eşlik edebilir. Obstrüksiyon olmadığı durumlarda hafif bir yan ağrısı şeklinde çok az semptom oluşabilir. Akut pyelonefrit geliştiğinde, üşüme, titreme, yüksek ateş ve şiddetli yan ağrısı tabloya eklenir. Strüvit taşları enfeksiyon taşlarıdır ve sıklıkla Proteus, Pseudomonas, Providencia, Klepsiella ve Stafilokok enfeksiyonları ile birliktedir. Obstrüksiyon varlığında tüm taşlar enfeksiyona neden olabilirler.

Üreterde taş ile birlikte olan ateş ürolojik acillerden birisidir. Ateş, taşikardi, hipotansiyon, ciltte vazodilatasyonun görülmesi ürosepsisin klinik belirtilerinden biri olabilir. Ateşle birlikte olan üreter obstrüksiyonuna acil müdahale gerekmektedir.

Fizik muayene esnasında taşın olduğu tarafta kostovertebral açı hassasiyeti ve üreter trasesinde hassasiyet bulunması tanıda yardımcıdır. Hidronefroza bağlı olarak böbrek palpasyonla palpe edilebilir. Taş hastalarında sıklıkla terleme, taşikardi ve takipne bulunur. Tansiyon yüksek bulunabilir.

Üreter taşı düşünülen hastalarda bazı laboratuar tetkiklerinin yapılması gereklidir. Bütün hastaların idrar tetkikleri istenmeli gerekirse kültürleri alınmalıdır. Mikroskobik hematüri taşın üriner sistem mukozasını tahrip etmesi sonucu oluşabilir, kristalüri görülebilir. Enfeksiyonun birlikte olduğu durumlarda idrarda lökositlerde artış olmakta, tam obstrüksiyon olmadıkça piyüri ve basilüriye rastlanmaktadır. Serumda; kalsiyum, fosfor, ürik asit, kreatinin, üre, protein ve alkalen fosfataz tetkiklerinin değerlendirilmesi taşın etyolojisi ve kompozisyonu hakkında bilgi verebilir. Taş tek taraflı ve böbrek fonksiyonlarını bozmamış ise kan üre ve kreatinin değerleri normal sınırlardadır. Çıkarılan veya düşen taşın analizi mutlaka yapılmalıdır. Bu analiz taşın patogenezinin anlaşılması ve tedavinin planlanmasında faydalıdır. Üriner sistem taş hastalığında en çok kullanılan laboratuvar yöntemi radyolojik incelemelerdir.

Üreter taşlarının tanısında kullanılan radyolojik yöntemler Üreter taşı tanısında kullanılan radyolojik görüntüleme yöntemleri; direkt üriner sistem grafisi (DÜSG), İVP, ultrasonografi, retrograd pyelografi (RGP), BT ve manyetik rezonans görüntüleme (MRI)’dir.

DÜSG ve Üreter Taş

Üriner sistem taşlarının % 90’dan fazlası radyoopak olduğu için, üreter taşı düşünülen olgularda ilk basamak olarak DÜSG’ne başvurulur. Üriner sistem dışı kalsifikasyonlar taşla karışabilir. Bunların başında kalsifiye pelvik ven trombüslerine bağlı olarak oluşan flebolitler gelir. Üreter taşları diş kökü gibi görünürken, pelvik flebolitler genellikle yuvarlaktır. En opak taşlar kalsiyum fosfat (apatit) taşlarıdır ve kemik ile benzer dansitededir. Kalsiyum fosfat taşları opaktır. Strüvit taşları, kalsiyum taşlarından daha az opaktır, tabakalı ve pürüzlü bir yapısı vardır. Sistin taşları sülfür içeriklerinden dolayı hafif radyodensdir. Ancak taş uzmanlarınca değerlendirilen DÜSG’nde bile taş bileşimi, %40 oranında saptanabilmektedir. Bununla birlikte akut renal kolik kliniğiyle başvuran hastalardaki üreter taşı, sıklıkla üreterin çevresindeki üriner sistem dışı kalsifikasyonlarla karıştığından değeri azdır.

İVP nedir

İntravenöz yolla dolaşıma verilen kontrast maddenin böbreklerde konsantre olup toplanması ve böbreklerin toplayıcı sistemine atılması temeline dayanan üriner sistemin temel tanı yöntemlerinden birisidir. Böbrek fonksiyonu ve anatomisi hakkında bilgi verir. Düşük osmalariteli ve noniyonik kontrast maddeler, iyonik ve yüksek osmolariteli olanlara göre daha güvenlidir ve hasta tarafından kolay tolere edilir. İVP esanasında böbrekte kontrast maddenin izlenmesinin nefrogram ve pyelogram fazları vardır. Sağlıklı insanda nefrogram 2 dakika süre ile yoğun olarak görülür ve kontrast maddenin kalikslere ekskresyonu ile sona erer. GFR ve kontrast maddenin dozu nefrogramı etkiler.

İVP esnasında kullanılan kontrast maddelerin %5-10 oranında alerjik reaksiyon yapabilmesi, sınırda böbrek yetmezliği olan veya DM olan hastalarda %25 oranında renal yetmezliğe neden olabilmesi, gebelik ve tirotoksikoz İVP’nin kullanımını kısıtlayan faktörlerdir.

Üreter taşı ile ilgili İVP bulguları; renal pelvisle taşın bulunduğu yer arasındaki üreter segmentinin opak madde ile dolması ve bunun birden fazla grafide izlenmesidir. Bu bulgu obstrüksiyona neden olan taşın üreteral peristaltizmi azalttığının veya ortadan kaldırdığının fonksiyonel göstergesidir. Genellikle beraberinde çeşitli derecelerde üreteral dilatasyon izlenir. Taşın hemen distalinde üreter lümeninin daraldığı izlenebilir. Bu, üreter mukozasının inflamasyon ve ödemine bağlıdır.

Üreter taşı olan hastalarda, kontrast madde verilmesinden sonra, obstrüksiyon nedeni ile böbrek görüntülenmesi gecikmekte , bazen kontrast madde enjeksiyonundan 24 saat sonra bile geç filmler alınabilmektedir(21). Özellikle üreter taşlarının tanısında İVP’nin yerini giderek BT almaktadır.

USG Ultrasonografi yüksek frekanslı ses dalgalarını görüntüye çevirerek
anatomik yapılar, renal morfoloji ve perfüzyon hakkında bilgiler veren hızlı, ağrısız, tekrarlanabilen ve noninvaziv bir yöntemdir. USG’da tüm taşlar içeriklerine bakılmaksızın ekojenik yapılar şeklinde izlenirler ve posteriorda akustik gölgelenmeleri vardır. USG ile renal pelvis ve kaliksiyel dilatasyonlar ile taş, kitle gibi diğer renal patalojiler saptanabilir. Ancak obstrüktif üropatinin değerlendirilmesinde yalancı pozitif ve negatif sonuçlar ortaya çıkabilir. Ayrıca, üreteropelvik bileşke ile üreterovezikal bileşke arasındaki taşları değerlendirmek teknik kısıtlamalar nedeni ile oldukça zordur

RGP RGP; üreter ve pelvikalisiel sistemin, kontrast maddenin retrograd
enjeksiyonu ile opasifiye edilmesidir. Prosedür için steril şartlar ile birlikte sistoskopi ve üreter orifisinin görüntülenmesi gerekir. Üreteral stend yerleştirilmesi, üreterolitotripsi ve biyopsi gibi üreter maniplasyonlarında rutin olarak uygulanır. Nadiren IV kontrast madde kullanımının kontrendike olduğu durumlarda RGP yapılabilir. Kontrast maddeye bağlı anaflaktik reaksiyonlar tanımlanmıştır ancak nadirdir. Üreter perforasyonu, enfeksiyon gibi komplikasyonları vardır. Diğer teknikler ile lokalize edilemeyen radyolusent taşlarda faydalı olabilmektedir.

Ahmet Maranki’den Sivilceler için soğan suyu kürü

August 30, 2010 at 7:39 pm Filed in:Cilt Bakımı No Comments

Sivilceler ıçin Soğan Suyu Kürü, Ahmet Maranki, sivilce sorunu yaşayan özellikle ergenlik çağındaki gençlere bu sorundan kurtulmaları için bir kür önerisinde bulundu. Ahmet Maranki’nin sivilceler için soğan suyu kürümüm formülünü eksiksiz uygulandığı takdirde, kesin sonuca ulaşıldığı herkes tarafından görüldü.  ışte Ahmet Maranki’nin kürü hakkında bilgiler:
Kürün Hazırlanışı, Uygulanışı ve Diğer Bilgiler
1. Orta boy bir soğanın baş kısmına vurarak parçalayın.
2. Kabuğu ile beraber iki bardak suda beş dakika kaynatın.
3. Sabah aç karna bir bardak için.
4. Akşam yemekten önce bir bardak için.
5. Kürü on beş gün boyunca uygulayın.
6. Kür her gün taze olarak yeniden yapılmalıdır.
7. Gece yatmadan önce yüzünüzü gül suyu ile temizleyin.
8. Bunları eksiksiz yaptığınızda sorunsuz ve pürüzsüz güzel bir yüze sahip olacaksınız.
Not: Gece yatmadan önce yüzünüzü içilebilir gül suyu ile temizleyin. Diğer gül suları yüzünüze yarar sağlayamayabilir.