Erken Bosaliyorum Ne Yapabilirim
August 31, 2010 at 4:00 am Filed in:Sağlık No Comments
Erken Boşalma
Normal antegrad boşalmada üç temel mekanizma söz konusudur;
Emisyon,
Boşalma ve
Orgazm Boşalma bozuklukları bu üç mekanizmanın herhangi birinde bozulma sonucu olmaktadır.
En sık görülen erkek seksüel fonksiyon bozukluğu olan erken boşalmanın prevalansı % 36 – % 38 civarındadır. Erken boşalma bu kadar sık görülmesine rağmen tanımı üzerinde henüz tam bir birliktelik sağlanamamıştır. Özellikle DSM–IV’e göre erken boşalma; kişinin isteği olmaksızın vajinal penetrasyondan önce veya sırasında ya da hemen sonrasında; minimal stimülasyon ile oluşan sürekli veya tekrarlayan boşalma şeklinde tanımlanmıştır (54). ICD–10’a göre ise erken boşalma; boşalmayı cinsel doyum için yetecek kadar bir süre geciktirememe durumu olarak tanımlanmıştır. Boşalma koitten önce veya hemen sonra oluşur (şayet bir zaman sınırlaması gerekirse: cinsel birleşmeden önce veya koit başlangıcından sonra 15 saniye içinde boşalmanın olması durumudur). Bu iki referansta da 3 genel kriter vardır:
Erken boşalıyorum ne yapabilirim?
1. Kısa boşalma süresi,
2. Seksüel doyumun olmaması,
3. Mevcut durum ile ilgili kişisel yararlanımın yokluğu.
Hem DSM–IV hem de ICD–10 erken boşalma tanısı konulurken hariç tutulması gereken durumları belirlemiştir. Bunlar;
Alkol ve madde bağımlılığı,
İlaç kullanımının sebep olduğu erken boşalma,
Yeni bir partner veya durumun çok yüksek cinsel uyarılmaya yol açtığı durumlar,
Düşük sıklıktaki cinsel aktivite Birçok olguda hastalığın etiyolojisi belli değildir ve çoğunlukla organik ve psikojenik faktörler birlikte yer almaktadır. Erken boşalma etiyolojisinde sıklıkla belirtilen penil aşırı duyarlılık ve olumsuz (negatif) durumlar olmasına karşın, bu mekanizmaları açıklaması için henüz yeterli bilgi desteği yoktur.
Erken boşalmamak, boşalma refleksinin santral sinir sistemince baskılanamaması sonucu gelişmesi nedeniyle psikojenik bir olay olarak kabul edilmektedir. Bunun sebebi olarak da normal hastalarla erken boşalmalı hastalar arasındaki psikolojik farklılık olmasını göstermişlerdir. Psikoanalitik teorilere göre altta yatan anksiyete bozukluğu ve öğrenilmiş davranış bozukluğu veya her ikisinin erken boşalmadan sorumlu olduğu düşünülmektedir. Katekolamin deşarjına bağlı olarak ritmik kasılmalardaki artmayı anksiyete durumundaki kişi hissedemeyip boşalmayı inhibe edememektedir. Başlıca anksiyete bozukluğu sebepleri; vajinanın aşılamama korkusu, ilk koit deneyimleri, korunma amacıyla koitus interraptus, partnere karşı isteksizlik, kastrasyon anksiyetesi, partnerin hayal kırıklığı korkusu, genelev deneyimleri ve kadının koitusa ilgisizliğidir. Eşleriyle sorun yaşayan erkekler boşalmayı bilerek önlemek istemezler. (erken boşalmanın üstesinden gelmek)
Erken boşalma primer ve sekonder olarak ikiye ayrılır. Cinsel ilişkinin başlangıcıyla beraber çok erken başlayan erken boşalmaya primer, başlangıçta yeterli ejakülatör kontrol sağlanırken daha sonra görülen erken boşalmaya sekonder erken boşalma denir. Psikoseksüel ve psikiyatrik ölçümler kullanılarak değerlendirilen erken boşalmalı hastaların sekonder tipinde, primer tipine oranla daha fazla sertleşme problemleri görülmesi, seks gücünde azalma, cinsel uyarı sırasında istek ve heyecanda azalma görülmüştür. Diğer yandan primer erken boşalmalı hastaların daha genç oldukları ve sekonder tipine göre cinsel ilişki sırasında anksiyetelerinin daha fazla olduğu saptanmıştır. Nadiren prostatit, üretrit gibi enfeksiyonlar ve T12-L1 düzeyindeki travmalar, benin prostat hiperplazisi (BPH), diyabet, pelvis kırıkları ve ateroskleroz gibi hastalıklar da erken boşalmaya neden olabilmektedir. Waldinger erken boşalmayla ilgili yapılan deneysel çalışmaları derlediği yazısında, erken boşalmanın santral seratonerjik sistem ile ilgili ve herediter faktörlerden etkilenen nörobiyolojik bir fenomen olduğunu ileri sürmüştür

