Omega 3′ün öğrenme üzerinde etkisi
August 16, 2010 at 10:53 am Filed in:Sağlık No Comments
Videoyu indirmek için aşağıdaki linki tıklayın rapidshare.com BBC’nin “İnsan beyni” adlı VCD’sinden alıntıdır. Tamamını izlemenizi tavsiye ederim..
İyi Sağlık için İyi Blog
August 16, 2010 at 10:53 am Filed in:Sağlık No Comments
Videoyu indirmek için aşağıdaki linki tıklayın rapidshare.com BBC’nin “İnsan beyni” adlı VCD’sinden alıntıdır. Tamamını izlemenizi tavsiye ederim..
August 16, 2010 at 6:16 am Filed in:Sağlık 11 Comments
çok güzel bi türkü….. birde bu kızlar çok güzel okumuş… ellerine dillerine sağlık….
August 16, 2010 at 12:23 am Filed in:Sağlık 2 Comments
ATV HABER 14.12.2007 OLCAY MESE LAZER EPİLASYON YONTEMINI ANLATIYOR
August 15, 2010 at 9:18 pm Filed in:Sağlık 5 Comments
Göğüs Hastalıkları Uzmanı; Prof. Dr. Yalçın KARAKOCA, akciğer kanseri teşhisi ve tedavisi hakkında bilgilendiriyor, merak edilen soruları yanıtlıyor. Dikkat 2 bölümden oluşmatadır. İzlediğiniz video 1. videodur. www.medicinecube.com
August 15, 2010 at 7:55 pm Filed in:Sağlık No Comments
Kabızlık ve Şeker Hastalığı
Diyabet kelimesi “Diabetes: Geçen” sözcüğünün türevidir. Gerçekten başlangıçta diyabet kelimesi sık ve bol işeme ile belirgin bir hastalığı tarif etmek için “su vücudu duraklamaksızın geçer” anlamında kullanılıyordu. Şimdi ise diyabet sözcüğü, en sık, en uzak diyabet şekli olan şekerli diyabet için kullanılmaktadır. Kandaki şekerin çok yüksek yoğunluğuna bağlı olarak, idrar hacminin artması, idrara şeker geçmesiyle oluşur. Gerçekten diyabet, kanda glukozun olağanüstü artmasıyla belirgin bir hastalıktır. Bu seviye böbrek eşiği denilen seviyeyi aştığında (160-180 mg/100 mi) glukoz suyu da birlikte sürükleyerek idrara geçer. Bu nedenle sık ve bol şekerli idrar çıkarılır.
İki tür diyabet hastalığı vardır:
İnsüline bağımlı diyabet, her defasında örneğin yemekten sonra çok artan kan şekerini azaltan ve onu normal sınırlarında tutan, pankreas tarafından üretilen insülinin eksik salgılanmasına bağlıdır. Diyabetin bu türü şeker hastalarının %15′ini (200-225.000 şeker hastası) oluşturur. Aynı zamanda genç türü diyabet veya yağsız diyabetten de bahsedilir. Zira esas olarak çocuk, ergenlik ve genç erişkinlerde görülür ve önemli derecede zayıflama oluşturur. Kalıtımsal nedenlerle veya pankreasın ağır bir hastalığından sonra bu organ yeterli insülin salgılayamaz. Diyabetin bu şekli bir uygarlık hastalığı gibi kabul edilmez.
İnsüline bağımsız diyabet, de insülin eksikliği yoktur. Kandaki insülin düzeyi çoğunlukla normalden daha yüksektir. Bütün işlevler normal olduğunda, insülin kanda var olan glukoz fazlasını yakalayarak organizmanın farklı hücrelerine emir vererek etki eder. Fakat insüline bağımsız diyabette hücreler artık bu emirlere cevap veremez. Diyabetin bu şekli görünüşte sağlıklı olan şahıslarda ve çok yavaş olarak yerleşir. Bunlar çok bol yemek yapmayı ve yemeyi seven insanlardır. Yemeğin art arda bol miktarda yenmesi, daima çok önemli olan insülin salgısını uyarır ve bu uyarılarla hücreler büyür ve giderek bu hormona duyarlılığını kaybederler. Diyabetin bu şekline (yağlı diyabet veya 50 yaş diyabeti) de denilir. Gerçekten olguların %95′i olgun yaştaki, şişmanlık sorunu olan yetişkinlerde gözlenir. l’/2 milyondan fazla Türk insanının diyabetin bu türüne yakalandığı ve bunların içinden 700.000′inin durumlarından tamamen habersiz olduğu öngörülmektedir. Hastalık gelişip sıklıkla ağır ve geriye dönüşsüz ihtilaflar serisiyle aniden ortaya çıkar.
Şeker Hastalığının Zararları
Bu zararların hepsi kan damarları cidarının bozulmasına bağlıdır. Kandaki fazla glukoz bu cidarlarda toplanır ve onları kalınlaştırıp sertleştirir. Böylece farklı organlar ve kan arasındaki değişimlerde önemli kayıplar oluşturur. Bu organlar dayanıksız olduğu gibi onların kan verdileri de artmıştır. Böylece gözler, böbrekler ve sinirler en sık hastalanan organlardır. Batı ülkelerinde yetişkin körlüğünde şeker hastalığı ilk sırayı alır. Bu hastalık ağır böbrek yetmezlikleri olgularının %20′sinden de sorumludur. Sinir tutulumu özellikle ayaklarda tüm duygu kaybı veya yanmalara benzeyen ağrılarla belirgindir. Büyük atardamarlar, özellikle infarktüs tehlikesinin arttığı kalbin atardamarları ve felç tehlikesinin görülebileceği beyin damarları sıklıkla hastalanırlar. Diyabette korunma bu zararlardan kaçınmak için temeldir. Hastalıktan şüphelenildiği andan itibaren sistemli bir tarama ve özellikle iyi bir beslenme sağlığı gereklidir.
Şeker Hastalığında Korunma
Hangi öğeler insüline bağımsız bir diyabetten şüphe ettirebilir? Kimler taranmalı-dır? Esas olarak şişmanlık sorunu olan bütün kişiler taranmahdır. Her ne kadar şişmanlık daima bir diyabetle birlikte değilse de, şişmanlıktan şikayetçi bütün bireylerde diyabetin olmadığını her zaman göstermek gereklidir.
Diğer belirtiler de diyabetten şüphe ettirebilir. Gece işemek için uyanma ihtiyacı, sürekli susama, anormal yorgunluk. Kalıtsallık önemli olup, diyabetli bir ailenin üyesi her birey taranıp, biyolojik testlere girmelidir.
Üç basit araştırma yeterlidir:
Açlık ve tokluk kan şekerleri tayini veya en iyisi şeker yükleme deneyi ve 24 saatlik idrarda glukoz tayini.
Diyabetin korunma ve tedavisi, herşeyden önce düzenli hafif sporla birlikte iyi bir beslenme hijyenine dayanır. İnsüline bağımsız diyabet, uygarlık hastalığı kabızlık ve kolesterol ile aynı niteliktedir. Yani kısmen yaşam tarzı ve modern beslenmeye bağlıdır. Şeker ve arıtılmış gıdaların fazla alınması, kanda glukozun sık sık önemli derecede artmasına ve yetişkin yaşta diyabetli olma tehlikesinin çoğalmasına neden olur.
Bazı lifler organizma tarafından glukozun emilme süratini azaltarak kan şekerinin aniden yükselmesini önler. Ayrıca daha önce de bahsedildiği gibi liften zengin besinler, arıtılmış besinlere nazaran daha az şişmanlatırlar. Beslenmede liften zengin besin payının azalması, endüstrisi gelişmiş ülkelerde çok büyük sayıdaki diyabetlilerden sorumlu bir etkendir.
İnsüline bağımsız diyabetin korunması ve onun çok sayıdaki ihtilatları, bir taraftan normal kiloda kalabilmek için bütün fazla kiloları kaybetmek ve diğer taraftan günlük beslenmede, iyi bir sağlığı sürdürebilmek için gerekli olan liften zengin besinleri almayı gerektirir.
August 15, 2010 at 7:55 pm Filed in:Sağlık 19 Comments
Filistinli bir baba evine ekmek götürürken eşinin ve çocuklarının gözleri önünde tartaklanabilir suçsuz yere tutuklanabilir ve insanlık dışı işkencelere maruz kalabilir. Bir Müslüman camiye giderken israil askerlerinin tüfekleriyle yüz yüze gelebilir. Filistinli bir çocuk okul bahçesinde oynarken atılan bomba sonucu hayatını kaybedebilir. Sıktı kurşunları Müslümana Lübnanın canı yanıyor Allah aşkına !.. yahudi kurşunu bu benim mabedimi yıkamaz en fazla şehit edebilir !.. O da erişilebilecek en büyük mertebedir !.. Zaten bizim korkumuz yok !.. hintten yahudiden ermeniden Müslüman yurtlarını koru sen Allah ne olur !.. Savaşta doğdu ve savaşta öldü küçük çocuklar kan gölünde !.. Ama siz Elizabethle Bryanı sikiştiredurun ülkenizde amerika ah yazık !.. israil kan döksün Lübnan boynunu büksün !.. Ama sizin savaş taktiğiniz önce çocuklar sonra kadınlar ve de malı mülkü !.. system of a downun kuyruk acısını kimse bilemez yazık onlara !.. Dedelerini bir Türk öldürmüş eline sağlık Atam ruhuna rahmet !.. Madem ermenisin o zaman vermelisin !.. Gidip kendini bir mezara gömmelisin !.. Tıpkı ermeni dedeni gömdüğümüz gibi yine de Allah rahmet eylesin !.. Yitirdi dağ gibi Türk evlatları seyr halini almış kara toprakları !.. Anaların babaların ağıtları sana neyine kadar anlatmalı ?.. Bana bunu söyle çözüm için illa ki can mı yanmalı ?.. Peki tamam o zaman !.. Varlığım Türk varlığına armağan olsun !.. Ne Mutlu Türküm Diyene !.. Vatan sana canım feda !.. Bayrak sana canım feda !.. Kahpeler …
August 15, 2010 at 7:37 pm Filed in:Sağlık No Comments
Kabızlık ve Bağırsak Hastalıkları
Lif yoksunluğundan en fazla şikayetçi olan organ şüphesiz kalınbağırsaktır. Bu eksikliğin ilk belirtisi, bağırsak geçişinde önemli bir azalma, yani kabızlıktır. Batı ülkelerinde çeşitli kalınbağırsak hastalıklarındaki önemli artışın nedeni, yeteri kadar lifli besin alamamaktır. Gerçekten dışkı hacmindeki azalmanın kalınbağırsak üzerine dolaylı ve dolaysız etkileri vardır:
Dolaysız etki: Kalınbağırsak kasları çok küçük hacimlerdeki dışkıyı ilerletebilmek için büyük güçlüğe maruz kalırlar. Onlann daha sık ve daha şiddetli kasılmaları kalınbarsağın iç cidarını zaafa uğratır. Bundan başka liflerin işlevlerinden biri, kalınbağırsak için zehirli farklı molekülleri gözeneklerinde tutabilmesidir. Lif yokluğunda ise zehir etkisi artar.
Dolaylı etki: Lif yokluğunda bağırsak geçişi yavaşlar. Böylece dışkı, kalınbağırsak cidarı ile daha uzun süre temasta kalır ve cidarı etkiler. Ayrıca, bağırsak kaslarının çalışması ve dışkılama çabalarıyla kalınbağırsakta basınç artar ve cidarını zaafa uğratır.
Böylece bizzat lif yokluğuna bağlı ve lif yokluğu ile oluşmuş kabızlığa bağlı ihti-latları ayırmak çok güçtür. Bu nedenle lif yokluğuna bağlı bağırsak hastalıkları, kronik (süreğen) kabızlıklara bağlı olarak gelişen hastalıklarla aynıdır. Bu ihtilaflardan daha önce bahsedilmişti; burada yalnızca anımsanmakla yetinilecektir:
1- Kalınbağırsak divertikülozu (çıkmazlığı)
2- Akut divertikülit
3- Fekalom (dışkı tıkacı)
4- Kalınbağırsak kanseri.
Kabızlığın Önlenmesi – Herkes için Lif
Güncel beslenme alışkanlığımız, ülkemizde özellikle büyük kentlerde, günde ancak 10-20 gr lif tüketildiği öngörülmektedir. Bu miktar çok belirgin olarak yetersizdir. Bu lif yoksunluğu, kabızlıktan şikayet eden pek çok kimsenin durumunu açıklar. Genel koruyucu amaçla, aşağıdaki şekilde dağıtılmış olarak günde 30-40 gr lif içeren bir beslenme önerilmektedir:
15-20 gram tahıl lifi
15 gram meyve-sebze lifi
3-5 gram kuru sebze lifi.
Bu miktarları düzenli olarak almanın gerekli olmadığı açıktır; bunlar yalnızca kaynakça niteliğinde ölçülerdir. Örneğin hergün kuru sebze yeme zorunluluğu yoktur. Ortalama bir düzen kurmalıdır; haftada 2 tabak kuru sebze yemek yeterlidir ve kuru sebze gününde tam tahıl veya diğer sebzelerin tüketimini azaltmak gerekir. İyi bir beslenme dengesi bazı temel bilgileri tanımayı ve sağ duyuyu gerektirir.
Bazı inatçı kabızlık olgularında günde 30 gramlık lif payı, bu bağırsak sorununu yok etmek için yeterli olmayabilir. O zaman, bazen hoş olmayan ikincil etkilerden kaçınmak için bazı kurallara uyarak, kepek ilavesi gereklidir.
Tam Tahıllar
Dünyada ziraati en çok yapılan üç tahıl buğday, pirinç ve mısırdır. Ayrıca arpa, yulaf, çavdar ve kara buğday gelir. Tahıl insan beslenmesinin başlıca kaynağını oluşturur ve güncel olarak dünya nüfusu enerjisinin %60′mı tahıldan sağlar. Fakat dağılımı, ülkelerin yaşam düzeyine göre çok farklıdır. Gelişmekte olan ülkelerde kalori değerinin %80′inden fazlası tahıldan temin edildiği halde, zengin ülkelerde bu rakam ne yazık ki çok daha az olup %30 civarındadır. Bu durum endüstride gelişmiş ülkelerde kabızlıktan şikayetçi sayısının artmasında büyük sorumluluğu olan şeker ve yağın, azaltılan tam tahıl tüketiminin yerini almasından kaynaklanmaktadır.
Tahıl Taneleri
Tahıl tanelerinin oldukça benzer yapıları vardır. Örneğin Türkiye’de en fazla tüketilen buğday tanesi ele alınırsa, bunun başlıca üç kısmı olduğu görülür:
Çekirdek kısmı tanenin %80′ini oluşturur. Esas olarak sadece enerji veren nişasta ve glusid içerir. Liften çok fakir olduğu kadar vitamin ve madensel tuzlardan da yoksundur. Beyaz un ancak buğday tanesi nişastası içerir.
Çekirdek, çevre tabakaları denen bir seri zarflarla çevrilidir. Çekirdeğe karşılık bu tabakalar vitamin ve liflerden çok zengindir. Beyaz un elde edilirken maalesef bunlar atılmaktadır. Un buğday tanesinden ayrılınca, çevre tabakalarının tümü kepek kısmında kalır. Bu da besinsel liflerin %50′sini oluşturur.
Tanenin embriyonunu içeren tohum, çevre tabakaları ve çekirdek arasına yerleşmiş küçük bir yuvarlakçıktır. Proteinler, E ve B vitaminleri gibi besleyici maddelerden çok zengindir. Tohum, buğday tanesinin %2+1/2′unu oluşturur. Beyaz un tane tohumu içermez.
Farklı Buğdaylar
Çok sayıda buğday çeşidi vardır. Bunlar iki sınıf altında toplanabilir:
” Kolayca una çevrilebilen buğdaydan elde edilen un, bütün pastacı ve fırınlarda kullanılır. Buğday Türkiye’de en fazla tüketilen tahıldır ve ne yazık ki fırıncılar liften fakir beyaz un kullanırlar. Diğer endüstride gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, bizde de giderek yerleşen bu liften yoksunluğa karşı mücadele etmek için yalnızca kabızlıktan şikayet edenler değil, bütün Türk halkı, tam buğdaydan üretilen fırın ürünlerini yeniden keşfetmelidir.
Güç ezilen, oldukça dayanıklı taneli sert buğday, irmik ve besinsel hamurlar üretiminde kullanılır. Burada da maalesef, liften ve çevre tabakalarından yoksun buğday unu kullanılmaktadır.
August 14, 2010 at 4:33 am Filed in:Estetik ve Güzellik No Comments
Tüm epilasyon yöntemleri gibi foto epilasyon yönteminin de kaç seans uygulancağı ve seans ücretlerinin ne kadar olacağı, bunun sonucunda foto epilasyonun bize maliyetinin kaça çıkacağı doğal olarak merak edilmektedir. İnternetteki forumlardan ve yazılardan bizzat epilasyon yaptıran kişinin kendi
sinden bilgi alırsanız bir nevi yaklaşık bir fiyat öğrenebilirsiniz. Aksi taktirde tüm epilasyon fiyatlarında olduğu gibi sizin yaptıracağınız foto epilasyonun fiyatı da, epilasyon yaptırdığınız bölge, uygulanan bölgenin genişliği, bu bölgedeki kıl yoğunluğu ve bu kılların kalınlık incelik durumuna göre değişecektir.
Foto epilasyon fiyatları için bu durumlar önce seans sayınızı belirleyecek, seans sayınıza göre epilasyon maliyetiniz oluşacaktır. Diğer epilasyon yöntemlerinde de örneğin, lazer epilasyon fiyatları, iğneli epilasyon fiyatları vs. bu şekilde belirlenmekte ve epilasyon yapılacak hekime danışmadan, hatta muayne olmadan sadece ortalama seans süreleri ve seans ücretleri vermek mümkün olmaktadır.
Ortalama olarak gövde için foto epilasyon da 5 seans yeterli olabilirken, yüz için bu sayı 2-3 seans veya 7-8 seans gibi fazlasıyla değişken olabilir. Yine foto epilasyon seans ücretleri de bölgelere göre değişmekle birlikte şu değerleri göz önünde bulundurabilirsiniz.
Yüz Bölgesi Epilasyonu seans fiyatları: 50 TL – 250 TL
Koltuk Altı Epilasyonu seans fiyatları: 50 TL – 100 TL
Bikini Bölgesi Epilasyonu seans fiyatları: 100 TL – 300 TL
Bacak Epilasyonu seans fiyatları: 200 TL – 900 TL
NOT:Foto epilasyon fiyatları ve seans ücretleri ortalama değerlerdir.
August 14, 2010 at 4:33 am Filed in:Sağlık 1 Comment
kul sevdası part5 ALeMGeNcLiK.CoM – KraLGeNcLiK.OrG www.hakantasiyan.org www.kralgenclik.com gururlu sunar… alem buysa kral biziz,Eğitim, Youtube, Eğlence Kültür, Sanat, Turizm, Aşk, Sevgi, Wallpaper, Dini Konular, Siyaset, Komik Videolar, Resimler, Oyun Download, Playstation, Program Download, işletim sistemi, Digital Uydu, Müzik, Webmaster, vBulletin, Güvenlik,Divx, Cep Telefonları, Password, Site Şifreleri, Videolar, Resimler Sohbet – Komik Resimler İndir – Aşk Resimleri – Oyun indir -Temalar – Program indir – Msn Programları – Resim Galerisi – Diziler – Youtube Videolar – Resim Galerisi – Eylem Resimleri – Dini Konular – Sağlık Arşivi – Cep Telefonu – Spor Haberleri – Müzik – Sanatçılar – Aşk&Sevgi – Burçlar – Chat – Film – Komik Videolar Bilgisayar Programları – Online Oyunlar – Bedava indir – Şarkı Sözleri – Ailesi olarak doğum gününü kutlarız! mp3,şarkı,hakan tasıyan,hakan taşıyan,hasan_muslumcu,kralgenclik,en baba resimler,atapark,ATAPARK,ataparklı hasan,ATAPARKLI,vaDisi,vadi,ATAPARK VADİSİ,En güzel manzaralar harika resimler Doğa Manzaraları – tabiat resimleri, manzaraları, manzaralar, resimler, doğa, doga, ağaçlar, kuşlar, çiçekler, böcekler, günbatımı, gün doğumu, gün batımları, kış manzaraları, ada manzaraları, dağ manzaraları, dağlar, göller, ırmaklar, ırmak, göl, dağ, akarsu, ağaç, ağaçlar, bitkiler, yaprak, yapraklar, karlı resimler, manzaralar, bahar, Manzara resimleri manzara resimleri, Doğa Resimleri, Tabiat Resimleri, Orman Resimleri, Yeşilik …
August 14, 2010 at 12:49 am Filed in:Sağlık No Comments
Küçük Kahraman, ağabeyi ve ağabeyinin sadık arkadaşı Halit,birlikte yoksul ama neşeli bir hayat sürdürmektedir. Devamlı bir işleri olmayan ve günlerini daha çok aylaklıkla geçiren bu ikilinin tek amacı Küçük Kahraman’ın okuması ve hayatını kurtarmasıdır. Parasızlığa rağmen keyifli bir hayat geçiren bu küçük ailenin mutluluğu öğretmenin Kahraman’la ilgili bir gerçeği ortaya çıkarmasıyla son bulur. Yapılan sağlık taramalarının ardından kan kanseri olduğu anlaşılan Kahraman’ın en büyük isteği ise bir televizyondur. Halit ve ağabey bundan sonra tüm güçlerini bir televizyon alabilmek için harcayacaktır.