Kanal7 25 Kasım 08 Ahmet Maranki

August 31, 2010 at 7:47 am Filed in:Sağlık 1 Comment


TAMAMINI TEKLİNKTEN İZLEMEK İÇİN: video.google.com Kanal7 25 Kasım 2008 Ahmet Maranki ————————————————- kanal7 25 Kasım 2008 Salı günü yayınlandı ———————KONU———————— * turp * karnıbahar * yemek bitki * lavman…

Sertlesme ve Bosalma Anatomisi

August 31, 2010 at 7:47 am Filed in:Sağlık No Comments

Sertleşme Boşalma Anatomisi

Sertleşme ve boşalma sürecinde başta penis olmak üzere prostat, seminal veziküller, vaz deferens, pelvik taban kasları ve periüretral çizgili kaslar rol oynamaktadır.


Vaz deferens, epididimin kuyruk kısmından başlar, testisin arka kısmından yukarı doğru uzanır. Ortalama 30–35 cm uzunluğunda ve 2–3 mm genişliğinde olup seminal vezikül kanalıyla birleşerek ejakülatör kanalı oluşturur.

Prostat, mesanenin hemen alt kısmına yerleşmiş, erişkinde ortalama 18 gr ağırlığında, fibromüsküler bir stroma içinde 30–50 adet tübüloalveoler gland içeren sekretuar bir organdır. Prostatın, hafif alkali olan salgısı çinko, spermin, kolesterol, proteazlar, asit fosfataz, sitrik asit ve fosfolizin içerir. Salgının alkali yapısı spermatozoanın ovumu döllemesi için uygun ortamın sağlanması bakımından son derece önemlidir.

Mesane boynu semen depolanan alanın hemen proksimalinde fizyolojik bir internal sfinkterik mekanizma oluşturur. Adrenerjik sinirlerden zengin olan bu kısmın uyarılması durumunda mesane boynu kapanarak ejakülatın geriye kaçmasına engel olur.

Seminal veziküller, mesane tabanının arkasında yer alan, boyu 5–10 cm, genişliği 3–5 cm olan bir çift glandüler yapıdır. Boşaltıcı kanalları vaz deferens ile birleşir ve duktus ejakülatoryusu oluşturur. Ejakülat volümünün %50–80’ini oluşturan ve ortalama 2 ml olan sekresyonu, spermatozoa gelişimi için oldukça önemli olan früktoz içerir.

Penis

İki korpus kavernozum ve bir korpus spongiyozumdan oluşan, hem çiftleşme hem de idrar boşaltmada rol alan organdır. Distalde birbirine yapışık olan korpus kavernozumlar, simfizis pubisin altında birbirlerinden ayrılarak iki krus oluştururlar. Her bir krus, iskiyon pubis kemiğinin altındaki tüberositas iskiiye yapışır. Simfizis pubis ile korpus kavernozumlar arasındaki ligamentum suspansoryum, penis ile kruslardan sonraki ikinci fiksasyon noktasını oluşturur. Bu iki fiksasyon noktası, cinsel birleşme sırasında penisin arka kısmının sabitlenmesini sağlar.

Her bir korpus, elastik liflerden fakir, kollajen liflerden zengin ve distansibilitesi sınırlı olan tunika albigunea ile sarılıdır. Bu yapı sertleşmede önemlidir. Tunika albigunea, sertleşmede ancak kollajen liflerin izin verdiği kadar genişler ve kendisini delip geçen perforan venleri sıkıştırarak venöz dönüşü engeller ve kemiksi sertleşmeye katkıda bulunur.

Kavernozal cisimler, tunika albiguneanın dışında, buck fasiyası adı verilen fibröz bir kılıfla sarılıdır. Bu kılıf her iki korpus kavernozum arasına girer ve korpus spongiyozumla kavernozumlar arasında da bir tabaka yapar. Buck fasiyası, sertleşmede, sirkumfleks venler ve derin dorsal veni sıkıştırarak rijiditeye katkıda bulunur.

Penisin derisi yağdan yoksun olup hemen altında, gevşek ve areolar yapıdaki colles fasiyası yer alır. Bu fasiya glansın altından başlayıp skrotumu da sararak ürogenital diyaframa kadar uzanır ve karın ön duvarında skarpa fasiyası ile devam eder.

Dartos fasiyası, cilde sıkıca tutunan düz adale tabakası olup skrotumun aynı isimli fasiyasının uzantısıdır.

Penisin arterleri

Penisin kan akımı, internal iliak arterin dalı olan internal pudental arterden gelir. İnternal pudental arter önce iki küçük dal vererek üretra ve korpus spongiyozumu besler (bulber ve üretral arterler), sonra krusların 1/3 arka kısmından korpus kavernozumların içine kavernozal arterleri verir ve derin dorsal arter olarak, korpus kavernozumların sırtında glansa kadar uzanır. Korpus kavernozumda, sertleşmenin sağlanması için gereken kanın % 70’i kavernozal arterle, % 30’u derin dorsal arterle sağlanır.

Penis dorsumunda derin dorsal ven, iki dorsal arter ve iki dorsal sinir, buck fasiyası altında bir arada seyrederek nörovasküler bandı oluştururlar. Penis içinde dağılan arterler giderek incelir ve sonuçta spiral şeklindeki helisin arterleri oluşturur. Bu arterlerin genişlemesiyle, düz kas ve endotelden oluşan sinüzoidal boşluklar meydana gelir (kavernozal sinüsler). Sertleşmede kanı depolayan ana yapı burasıdır.

Penisin venleri

Venöz dönüş 3 yolla olur. Yüzeyel dorsal ven, glanstan küçük bir miktar kanı prepisyum kanını alarak eksternal pudental vene dökülür. Derin dorsal ven buck fasiyası altında tek bir ven olup, korpus kavernozumun 1/3 ön kısmını drene ederek preprostatik pleksusa dökülür. Kavernozal venler kruslardan çıkarak internal pudental ven aracılığıyla internal iliak vene dökülür.

Bulbospongiyöz (bulbokavernöz) kas, perinenin orta hattında, anüsün önünde iki simetrik bölümden oluşmaktadır. Bu kas, perineal cisim ve rafeden başlayıp penis bulbusunu sararak önde kavernöz cisim üzerine uzanarak sonlanır.
İskiyokavernöz kas, penisin krusunu sarar. Krus penisin arkasından her iki tarafta iskiyal kabartılara ve kollara bağlanır.

Kızlık Zarı Ne Zaman Bozulur ?

August 31, 2010 at 7:27 am Filed in:Cilt Bakımı No Comments

Kızlık Zarı Ne Zaman Bozulur ?
Kızlık zarı vajinanın girişinden birkaç santim içerde, ortası delik, soğan zarı inceliğinde bir zardır. Vajinaya bu zarın ortasındaki delikten daha büyük herhangi bir şey, birkaç santim girdiğinde, bu zar kenarlara çekilir, yani bozulur. Vajinaya girenin, penis, parmak, tampon ya da başka bir cisim olması durumu değiştirmez.
Kızlık zarı vajina duvarlarına doğru çekilirken, üzerindeki kılcal damarlar çatlar ve bir kaç damla kan gelir. Bazı kızlık zarları esnektir, kılcal damar çatlaması olmaksızın kenarlara çekilebilir ve kanamazlar.
Kanama genellikle vajinaya ilk giriş sırasında olur, ilk girişi izleyen hafta içindeki girişlerde de taze yara nedeniyle ufak kanamalar olabilir. Daha nadir olarak ilk giriş kısmi olabilir ve ilgisiz bir zamandaki tam girişte yeniden kanama olabilir.
Kızlık zarı nedir?
Kızlık zarı doğa tarafından vajenin giriş kısmına yerleştirilmiş olan ve kesin görevi bilinmeyen bir dokudur,bazı bilim adamları adet görünceye kadar vajeni ve rahmi dışarıdan gelebilecek mikroplara karşı koruyan bir oluşum olarak,bazılarıda sadece bir doku kalıntısı olarak değerlendirirler.
Yapısı nedir?
Kızlık zarı ,mukoza dediğimiz ağız içi yapısına benzeyen bir yapıya sahiptir.
Herkesde kızlık zarı varmıdır?
Bazı kadınlarımızda doğuştan bulunmayabilir.
Kızlık zarı nerededir?
Kızlık zarı vajina (dölyolu) girişinde yaklaşık 1-2 cm. içeridedir.
Herkesin kızlık zarı aynı mıdır?
Hayır, kadından kadına çok büyük farklılıklar gösterebilmekle beraber belli başlı altı-yedi çeşide ayırabiliriz. Bunlar;
Kızlık zarı ilişki dışında ne zaman yırtılır?
-İlişki dışında nadir olarak bazen uzakdoğu sporu ,jimnastik gibi aktif ve normalin dışında bacak açma hareketi yapanlarda,kaza ve bazen düşmelerde yırtılabilir.
Yırtılan kızlık zarı sonra tekrar iyileşirmi?Kapanırmı?
-Hayır,farklı bir yapıya sahip olan kızlık zarının yırtılan kısımları hiç bir zaman kendiliğinden tekrar birleşmez.
Masturbasyon yaparken yırtılabilirmi?
-Eğer içinize bir şey sokmadan sadece sürtünme yoluyla masturbasyon yapıyorsanız yırtılmaz.
Kızlık zarı parmak girmesinden zarar görür mü?
-Bu kızlık zarının tipine bağlıdır,bazı kızlık zarına hiç bir şey olmayacağı gibi,bazıları da yırtılabilir.
İlk ilişkide çok acı verirmi?
-Genelde bu sizin partnerinizle ne kadar uyum içinde olduğunuza ve kızlık zarının tipinede bağlı olmakla beraber yavaş hareket edilecek olursa fazla bir acı vermez.
Ya yırtılmazsa?
-Yırtılmazsa bir jinekolog tarafından uyuşturularak size hiç bir acı verilmeden açılabilir.
İlk ilişkide kızlık zarının acısından çok korkuyorum,ne yapabilirim?
-Eşinizle anlaşarak bir jinekoloğa giderseniz, o kızlık zarınızı uyuştururarak size hiç bir şey hissettirmeden açabilir.
Çok kanarmı ?
-Hayır,pembe renkli (vajen salgıları ile karıştığı için kanın rengi açılır) bir kaç damla kan gelebilir.
Ya kanama durmazsa?
-Çok kalın kızlık zarlarında bazen olabilmektedir, doktora müracaat ederseniz o gerekli müdahaleyi yaparak kanamayı durduracaktır.
Kızlık zarı tamir edilir mi ? dikilir mi?
-Evet,kızlık zarı dikilir.
Kızlık zarını kim diker veya dikebilir ?
-Kızlık zarını sadece bir kadın doğum uzmanı diker.
Dikilen bir kızlık zarı yüzde yüz kanarmı?
-Evet,eğer bu işin uzmanıtarafından dikilmişse dikilen bir zar yüzde yüz kanar.
Dikilen bir kızlık zarının dikildiği ilişkiye gireceğim kişi tarafından anlaşılırmı?
-Kesinlikle hayır,sadece kadın doğum uzmanları veya adli tıp uzmanları bunu anlayabilir
Kızlık zarı dikilmesi için ilişki sayısının veya ne kadar süredir ilişkiye girildiğinin önemi varmıdır?
-Hayır yoktur,çocuk doğurmuş kadınlarda dahi bu kızlık zarı tamir edilir.
Kızlık zarı dikişi acırmı? ne kadar sürer?nasıl bir ameliyattır?
-Hayır acımaz, siz uyutularak veya o bölge uyuşturularak yapılır,10 ila 30 dakika arasında sürer,operasyondan sonra rahatlıkla yürüyebilir veya çalışabilirsiniz.Hiç kimse sizin böyle bir operasyon geçirdiğinizi anlamaz.
Kızlık zarı ilişkiden ne kadar zaman önce dikilmelidir?
Bu kızlık zarınızın tipine ve hekiminizin yapacağı ameliyata bağlıdır, bazen bir kaç ay evvel,bazen bir kaç gün evvel bazende bir yıl önce dikmek gerekir.
Dikildikten sonra nelere dikkat etmek gerekir? Duş vesaire gibi şeyler zararlımıdır?
Özel bir şey gerektirmez ilk bir kaç gün hekiminizin önerilerine uymak gerekir, rahatlıkla bir kaç gün sonra duş alabilirsiniz.
Kızlık zarımı kendim kontrol edebilirmiyim?
-Hayır ,uygun pozisyonu aldığınızda ayna yardımı ile sadece görebilirsiniz fakat tıbbi bilginiz yetersiz olduğu için hiçbir yorum yapamazsınız.
Kim kontrol edebilir?
-Sadece bir kadın doğum uzmanı bu konuda size yardımcı olacabilecektir.
Kontrol sırasında acırmı? veya zarar gelebilirmi?
-Hiç bir acı hissetmeyeceğiniz gibi, hiç bir zararda gelmeyecektir. Bu konuda bir şüpheniz veya sıkıntınız varsa muayeneye gidiniz.Kimse bu konuda muayene olmanızı garip karşılamayacaktır.

tiens holding

August 31, 2010 at 6:47 am Filed in:Sağlık No Comments


firmamızın geçmişi ve bu günü

neşet ertaş

August 31, 2010 at 5:46 am Filed in:Sağlık 5 Comments


ellerine sağlık usta

Penis Sertlesmesi Nasil Olur

August 31, 2010 at 5:46 am Filed in:Sağlık No Comments

Penis Sertleşmesi Nasıl Olur?

Penisin sertleşmesi, korpus kavernozumun düz kasının gevşemesi ve böylece trabeküler boşlukta arteryel kan akımına karşı direncin azalmasıyla oluşmaktadır. Flask peniste sempatik sinir sistemi (SSS), hakimiyeti mevcut iken, sertleşme fazında arter, arteryoler dilatasyon ve trabeküler düz kas gevşemesine yol açan parasempatik sistem (PSS)’in etkinliği ön plana çıkmaktadır.

Cinsel uyarı ile birlikte kavernöz sinir uçlarından nörotransmitterlerin salınımı gerçekleşir. Bu durum, düz kasların gevşemesine ve aşağıdaki olaylara neden olur:

1. Hem sistolik hem de diyastolik fazlarda artmış kan akımına bağlı arteryol ve arterlerde genişleme,
2. Gelen kanın sinüzoidlerde tutulması,
3. Subtunikal venüller pleksusların tunica albuginea ve periferal sinüzoidler arasına sıkışması, venöz dönüşte azalma,
4. İntrakavernozal basınçta yükselme (100 mmHg civarına kadar devam ettirilir) sonucu penisin erektil duruma geçmesi (tam sertleşme fazı),
5. İskiyokavernöz kasların kasılması ile basınçta daha da yükselme (birkaç yüz mmHg basıncına kadar) (rijid sertleşme fazı).

EMİSYON, BOŞALMA VE ORGAZMIN FİZYOLOJİSİ

Başarılı bir cinsel aktivite DSM–IV’e göre dört evreye ayrılmaktadır: Evre 1: arzu Evre 2: heyecan Evre 3: orgazm Evre 4: rezolüsyon

1. Arzu evresinde gerçekleşen olaylar psikolojik kökenlidir ve cinsel fantaziler ve dürtüler ile ortaya çıkar.

2. Heyecan evresindeki olaylar da psikolojik olayların etkisi ile olur. Uyarıyı ortaya çıkaran objenin veya fantazinin varlığı, cinsel dürtü ortamı veya öpüşme gibi uyarıcı faktörlerin varlığı veya her iki faktörün birlikteliği bu evrede etkilidir. Heyecan evresi, erkeklerde penil tümesans gelişmesi ile sonuçlanır ve birkaç dakika veya birkaç saat sürebilir. Ancak, orgazm oluşmadan önceki 30 saniye ile 3 dakika içinde en üst seviyeye ulaşır.

3. Orgazm evresi, seksüel arzunun en üst noktasını oluşturur. Fakat oldukça kısa sürelidir ve

3–15 saniye kadar sürer. Boşalma bu evrede gerçekleşir. Bu dönem boşalma ile eş zamanlı olmasına rağmen, ondan farklı bir olaydır. Boşalma olmasa bile, orgazm gerçekleşebilir.

4. Rezolüsyon evresi, ilk üç dönemde ortaya çıkan değişikliklerin normale döndüğü evredir. Bu evre, eğer orgazm gerçekleşmiş ise hızlıdır ve 10–15 dakika gibi kısa sürede tamamlanır. Ancak, orgazm oluşmamış ise 2–6 saat, bazı durumlarda bir tam gün devam edebilir.

Cinsel aktivitenin üçüncü evresi, başarılı bir cinsel yaşamın ve cinsel ilişkinin temelini oluşturur. Orgazm, seksüel yanıtların en az anlaşılan bölümünü oluşturmaktadır. Orgazm sırasındaki olayların sadece genito-pelvik bölge ile sınırlı olmadığı; taşikardi, kan basıncında artış, seksüel cilt kızarıklığı gibi bazı fizyolojik olaylarında gerçekleştiği bilinmektedir.

Penis sertleşmesi

Emisyon ve boşalma birbirinden bağımsız şekilde hareket edebilen refleks tabiatlı olaylardır. Orgazm sırasında önce emisyon sonra boşalma olur. Bu olayların gerçekleşmesi için sertleşme mutlak koşul değildir. Uyarım serebral, genital ya da her iki yolla olabilir. Seminal plazmanın posterior üretrada birikimine emisyon adı verilir ve iki faktör tarafından gerçekleştirilir:

1- Testiküler tübüller, efferent kanalcıklar, epididim ve duktus deferensi içeren erkek genital sistemi düz kaslarının koordine kontraksiyonu,

2- Seminal vezikül ile prostatın ritmik kontraksiyonlarına bağlı olarak seminal plazmanın sekresyonu.

Emisyon esnasında mesane boynu retrograd boşalmayı önlemek için kontrakte olur. Böylece prostatik üretraya gelen seminal plazma, distal üretradaki eksternal sfinkter, proksimalde kapalı mesane boynu ve çevrede erektil penisten oluşan kapalı bir alan içinde sıkışır. Emisyon boyunca erkek genital sistem kasları ve pelvik çizgili kasların kontraksiyonu ile prostatik üretra basıncı artar ve 500 cmH20 basıncı ve üzerine çıkar.

Seminal plazmanın üretral meatustan dışarı atılımı boşalma olarak adlandırılır. Pelvik taban kasları bu esnada boşalmaya katkıda bulunmak amacı ile orgazm yanıtlarından biri olarak değerlendirilen ritmik kontraksiyonlar gösterir. Bu somatik uyarılara rağmen boşalma aynı zamanda refleks bir olaydır ve serebral kontrol olmadan da gerçekleşebilir

Emisyon ve boşalmanın periferik mekanizmaları mevcut olmasına rağmen, orgazm temel olarak santral etkili bir olaydır. Bu nedenle, orgazm esnasında santral sinir sisteminde ortaya çıkan değişiklikler incelenmiş ve yapılan çalışmalarda sağ-hemisfer prefrontal lop ve sağ frontal ve temporal loplarda kan akımında artış saptanmıştır.

Hangi mevsimde hangi meyve ve sebzeler yenmeli?

August 31, 2010 at 5:46 am Filed in:Cilt Bakımı No Comments

Günümüzde tarım ve teknolojide yaşanan gelişmeler sayesinde hemen her mevsimde bütün sebze ve meyvelere ulaşma imkanımız var. Ancak bu sağlıklı bir beslenme şekli mi?
Yüzlerce yıl önce İbn-i Sina: sebze ve meyveyi mevsiminde yiyin, şeklinde bir öneride bulunmuş. Bunun önemi, ürünlerin doğallığının değeri günümüzde yeni – yeniden keşfedilir.
Peki… sebzelerin doğal olarak yetiştiği aylar hangisi ve hangi mevsimde ne yemeliyiz?
SEBZELER
BAMYA: Haziran – Temmuz – Ağustos
BARBUNYA: Nisan – Mayıs – Haziran
BEYAZ LAHANA: Kasım – Aralık – Ocak – Şubat
BEZELYE: Nisan Mayıs – Haziran
BROKOLİ: Ocak – Şubat – Mart
CARLİSTON BİBER ve DOLMALIK BİBER: Haziran – Temmuz – Ağustos – Eylül
DEREOTU: yılın her mevsimi
DOMATES: Haziran – Temmuz – Ağustos – Eylül – ekim – Kasım
HAVUC: Eylül – Ekim – Kasım – Aralık – Ocak – Şubat – Mart
İÇ BAKLA: Nisan – Mayıs – Haziran
ISPANAK: Kasım – Aralık – Ocak – Şubat – Mart
KARNABAHAR: Kasım – Aralık – Ocak – Şubat – Mart
KEREVİZ: Kasım – Aralık – Ocak – Şubat
KIRMIZI LAHANA: Kasım – Aralık – Ocak – Şubat
KIRMIZI SALÇALIK BİBER: Ağustos – Eylül – Ekim
KURU SOGAN: Yılın her mevsimi
MADIMAK: Mayıs
MANTAR: Eylül – Ekim
MAYDANOZ: yılın her mevsimi
MARUL: Nisan – Mayıs – Haziran
PATATES: yılın her mevsimi
PATLICAN: Haziran – Temmuz – Ağustos – Eylül – Ekim – Kasım
PIRASA: Kasım – Aralık – Ocak – Şubat – Mart
SALATALIK: Mayıs – Haziran – Temmuz – Ağustos – Eylül – Ekim
SEMİZOTU: Nisan – Mayıs – Haziran
SİVRİ BİBER: Haziran – Temmuz – Ağustos – Eylül – Ekim
TAZE FASULYE: Mayıs – Haziran – Temmuz – Ağustos – Eylül
TAZE YEŞİL KABAK: Kasım – Aralık – Ocak – Şubat – Mart
TURP: Ocak – Şubat – Mart
MEYVELER: Ağaçta büyüyen meyveler için yukarıdaki durum söz konusu değil ama bunların da depolanma suresi boyunca kullanılan ilaçların zararını en aza indirmek için yıkama işleminde titiz davranmak gerektiği belirtiliyor. Çilek üretimi farklı olduğu için belirtmek gerekir:
ÇİLEK: Mayıs – Haziran
Aylara Göre Beslenme Şekli

OCAK:
Sebze ve et suyu ile hazırlanmış çorbaları sofranızdan eksik etmeyin. Hareketsiz gecen soğuk kış günlerinde çorbalar bağırsak sistemini düzenler. Soğuk havalarda vücuda direnç veren balık ve baklagiller de en çok tüketilmesi gereken besinlerden.
ŞUBAT: Kansere karşı etkili lahanagilleri (lahana, Brüksel lahanası, karnabahar ve brokoli) sık sık yiyin. Bol betakaroten içeren havuç ile salata, zeytinyağlı yemek veya havuç suyu hazırlayın.
MART: Mart, yaza hazırlık ayıdır. Hafif beslenmeye ve diyet yapmaya başlamanın tam zamanıdır. Mart, ayni zamanda ilkbahara geçiş ayıdır. Bu nedenle hafif bir o kadar da direnç verici besinleri tüketmeye özen göstermek gerekir. Balık, ızgara et, sebze ve meyveler bol tüketilmeli.
NİSAN: Kuzu etinin en taze ve lezzetli zamanı. Bu aylarda et olarak kuzu etini tercih edin. Sutlu hafif tatlılar pişirin. Sabah kahvaltısında ve geceleri yatmadan önce bir bardak sut için. Hafif ama sağlıklı beslenerek ve açık havada düzenli yürüyüşler yaparak fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.
MAYIS: Çilek kısa omurlu bir meyve. içeriğindeki zengin vitamin (özellikle C vitamini) ve mineraller sayesinde ani enerji verip, geçiş mevsiminde ortaya çıkan yorgunluk belirtilerini giderir.
HAZİRAN: Kısa omurlu dut ve kirazı bu ayda bol bol tüketin. Her ikisi de zengin vitamin ve mineral kaynağı.
TEMMUZ: Semizotu, balıktan sonra en çok omega – 3 içeren sebze. Vücut tarafından üretilmeyen bir yağ asidi olan Omega – 3, kalp hastalıklarına, zihinsel karışıklığa ve bunamaya karsı etkili.
AĞUSTOS: Yaz meyve ve sebzelerinin en olgun zamanı. Meyveleri bol yiyin. Bunun yanı sıra balık, zeytinyağlı sebze, hafif soslu makarnaları günlük öğünlerinize paylaştırın.
EYLÜL: Eylül, kışa hazırlık ayıdır. Vücudu soğuk mevsime hazırlamak gerekir. Bol balık, sebze, meyve ve makarna gibi enerji verici karbonhidratlar ağırlıklı beslenin. Mürdüm erik ve fındığı hergün belli bir miktar tüketmeye özen gösterin.
EKİM: Ekim ayı omega – 3 içerikli cevizin tam zamanı. Cevizi bu aylarda bol bol tüketin. Ayrıca mantarlı nefis yemekler pişirebilirsiniz. Mantar, balık, et ve sebzelere çok yakışır. Mantarı ızgarada üzerine peynir serperek pişirip kahvaltıda da yiyebilirsiniz.
KASIM: Kasım ayında balkabağından bol bol yararlanın. Çorbası, tatlısı ve pastası ile nefis lezzetler hazırlayabilirsiniz . Balkabağını ayrıca etli sebze yemeklerine de ilave edebilirsiniz. içerdiği bol betakaroten sayesinde kansere karşı etkili bir sebze.
ARALIK: Soğuk algınlığı hastalıklarına yakalanmamak için sağlıklı beslenin. Portakal veya greyfurt suyu için. Ispanak, baklagil, et, yoğurt, muz,elma ve kuruyemişleri bol tüketin.

Akdeniz Üniversitesi’nde kanlı kavga…(!?)

August 31, 2010 at 5:06 am Filed in:Sağlık 25 Comments


Akdeniz Üniversitesinde karşıt görüşlü öğrenciler arasında silahlı ve bıçaklı kavga çıktı. 06 Nisan 2008 21:19 Yazı boyutunu büyütmek için Akdeniz Üniversitesi’nde kanlı kavga Akdeniz Üniversitesi Yerleşkesi’nde Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı yurtta, karşıt görüşlü öğrenciler arasında kavga çıktı.Silah bıçak ve sopaların da kullanıldığı kavgaya, öğrenci olmadıkları belirtilen bir grup da katıldı. Silah seslerininde duyulduğu çatışmada silah kullananlardan biri televizyon kameralarınca saniye saniye görüntülendi. KİMLİĞİ BELİRLENDİ 7 kişinin yaralanmasına neden olan olaylar sırasında öğrencilere tabancayla ateş açan ve bu görüntüsü kameralara yansıyan zanlının kimliği belirlendi.Polis yetkilileri, öğrenci olmadığı anlaşılan ve kimliği açıklanmayan zanlının, daha önce de benzeri olaylara karıştığı yönünde bilgiler bulunduğunu söylediler. Kavga eden gruplar, Antalya Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet ekiplerinin müdahalesiyle dağıldı. Polis, yurt binasına giriş ve çıkışları yasakladı. Polisin müdahalesinin ardından kaçan grupta yaralılar olduğu belirtildi. SAĞLIK DURUMLARI İYİ Kavgada yaralanan Yakup Ş. ile Kaan K, Akdeniz Üniversitesi Hastanesine kaldırıldı. Bıçakla yaralandıkları öğrenilen Yakup Ş. ve Kaan K’nin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. HASTANE ÖNÜNDE SLOGAN ATTILAR Öte yandan, ellerinde sopalar bulunan 60-70 kişilik grup da hastaneye kaldırılan arkadaşlarını almak üzere Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Acil Servisinin önünde toplanarak slogan attı. Çevik kuvvet

kandil ozel siir

August 31, 2010 at 4:00 am Filed in:Sağlık 7 Comments


*-www.sakirt.tr.cx-* kandil ozel siir Sesine,yüreğine sağlık…

kandil ozel siir

August 31, 2010 at 4:00 am Filed in:Sağlık 7 Comments


*-www.sakirt.tr.cx-* kandil ozel siir Sesine,yüreğine sağlık…