Mide kanseri beslenmeye bağlı sebeplerle ortaya çıkan tümörlerden biri. Bol miktarda tuz içeren turşu, salamura, kavurma et, hazır çeşniler, tütsülenmiş besinler ve çok koyu çay mide kanserine zemin hazırlar. Araştırmalara göre gastirite yol açan “helikobakter pilori” mikrobu mide kanserine yakalanma riskini arttırıyor. Bu mikrop midede ömür boyu süren gastirite sebep olabilir. Bu da zamanla çok odaklı “afrofik gastrit” denen özel bir gastrit tümörüne dönüşebilir. Midedeki sürekli yangı ve tahriş zamanla kansere yol açabilir. Bu nedenle midesinde bakteri tespit edilenler muhakkak tedavilerini çok iyi yaptırmalıdırlar.
Yarım çay kaşığı funda yaprağı
2-3 yaprak melissa
2 adet avakado
Bir parmak ucu kadar zencefil
Bir tutam kekik
Bir tutam biberiye
Maydanoz
İnce dilim limon
2 yaprak sinami
Hazırlanışı: bir su bardağı kadar suya limon hariç tüm malzemeyi koyun 2 dakika kadar kaynatın ve demleyin.içine bir dilim limon koyup şekersiz ve sıcak olarak içebilirsiniz.günde iki üç kez yapın ama çayın sıcak olmasına dikkat edin. Bu çayı ne çok tokken ne çok açken tüketin…..
İnme için riskli kabul edilen bazı durumlar kalıtsaldır.aileden gelen özelliklere bağlıdır ve değiştirilemez. Diğer durumlar ise yaşam tarzı ve çevre ile ilgilidir ve değiştirilebilir. Yaş ve cinsiyet değiştirilemez durumlardır. İnme riski 55 yaşından sonra her 10 yılda ikiye katlanır. Erkeklerde inme daha sık görülür. Ailesinde inme geçiren, akrabaları olanlarda, daha önce inme geçirmiş olanlarda yine risk daha yüksektir. Yüksek tansiyonun varlığı önemli bir risktir ancak kontrol altına alınabilir. Şeker hastalığı tek başına çok önemli bir risk faktörüdür. Ayrıca kalp yetmezliği, kornear kalp hastalığı, kalp büyümesi, kapak hastalığı gibi hastalıklar inme riskini arttırır. Katı yağ, margarin ve kolesterolden zengin gıdalar fazla tüketildiği hatalı beslenme, haraketsizlik, şişmanlık ve sigara kullanımı inmeye yol açabilecek risklerdir ancak bunlar değiştirilebilir. Sağlıklı beslenerek, sigarayı bırakarak, haraketli olmaya çalışarak, tansiyonunuzu kontrol ettirerek inme için önemli riskleri azaltabilirsiniz.
İnme çok ciddi bir durumdur ve acil müdahale edilmesi gerekir. Bu nedenle inme belirtilerinin bilinmesi sizin veya yakınınızın hayatını kurtarabilir.
*yüzde, kol ve bacaklarda ani his yada kuvvet kaybı, uyuşma, karıncalanma. Özellikle vücudun tek bir tarafında sağ ya da solda olması……
*ani gelişen bilinç bulanıklığı, konuşma yada anlama güçlüğü
*tek yada iki gözde ani gelişen görme güçlüğü.
*aniden gelişen yürüme güçlüğü, denge kaybı, baş dönmesi
*nedeni bilinmeyen ani ve şiddetli baş ağrısı.
bu belirtilerden biri veya daha fazlası olması durumunda derhal ambulans istenmeli ve en yakın hastaneye gidilmelidir. İlk belirtilerin başladığı zamanı aklınızda tutmanız daha sonra uygulanan tedaviyi etkileyeceğinden önemlidir. Belirti veya bulgular 24 saatten uzun sürdüğünde inme olarak tanımlanır. Geçici iskemik atak da denir. Gia’ların çoğu ilk bir saatte düzelir. Ancak düzelmeleri masum oldukları göstermez. Geçici iskemik atak geçiren kişilerin %20’sinde ilk üç ay içinde inme gelişimi riski vardır. Bu nedenle acil olarak nöroloji hekimine başvurulmalıdır.
İnme; beyni besleyen damarlardan birinin tıkanması veya kanaması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Her iki durumda da tıkanan veya kanayan damarın beslendiği beyin bölgesine oksijen ve gerekli besin maddeleri ulaşamaz. Sonuçta beynin bu bölgesi gerektiği gibi çalışmaz. İnmeli hastada beyin bölgelerinden biri etkilenir ve etkilenen bölgeye göre hastada farklı belirtiler görülür. İnme kalp hastalığı ve kanserden sonra en önemli üçüncü ölüm nedenidir. Ciddi ve uzun süreli sakatlıkların en önde gelen sebebidir. Günümüzde her onbeş ölümden birinin sebebini inme oluşturur.
Birçok şeye dikkat ettiğiniz halde kan basıncınız hala 140/90* milimetre civanın üzerinde ya da şeker veya böbrek hastasıysanız 130/80 milimetre civanın üzerindeyse doktorunuz size kan basıncı düşürücü ilaç tedavisine başlayacaktır.
tedavide amaç kan basıncının gerekli düzeye düşürme ve böylece kalp krizi ve inme geçirme riskini azaltmaktır. Kan basıncını düzenleyen ilaçlar alışkanlık yapmaz, o nedenle doktorunuz gerekli gördüğü takdirde ilaç miktarını azaltabilir veya arttırabilir. Kullanılan ilaçların kendine özgü yan etkileri olabilir, ancak yararı vereceği rahatsızlıktan daha fazla olacağı için asla ilaca ara verilmemeli, gerekirse doktora danışılmalıdır. Kullanılan ilaçlar asla tansiyon şikayeti olan başka birini verilmemeli ya da başkasının ilacı kullanılmamalıdır. Hastalar ilaç kullanırken de mutlaka yaşam tarzı değişikliklerini sürdürmelidirler.
Yüksek tansiyon, ne yazık ki yaşam boyu süren bir hastalıktır, ancak kontrol altında tutulabilir. Bunun için eğer fazla kilonuz varsa zayıflayın, düzenli egzersiz yapın. Her gün 30-60 dakika arasında yapacağınıız düzenli egzersiz, tempolu yürüyüş bisiklete binme gibi spor aktiviteleri tansiyonunuzun düzelmesine yardımcı olur.
Sigarayı bırakın. Sigarayı bırakmak kan basıncınızın kontrol atına alınmasında atılacak en önemli adımdır.
Tuz miktarına dikkat edin. Sofrada tuzluk bulundurmamak yemeklere az salça koymak ve aşırı tuzlu gıdalardan kaçınmak önerilir.
Stresle başa çıkmayı öğrenin. Bu konuda düzenli egzersizin büyük yararı olacağından emin olun.
Kalp sağlığını koruyan gıdaları alın. Tuzlu yememeniz, yeterli meyve ve sebze tüketmeniz, yağsız ya da az yağlı süt ürünleri tüketmeniz önerilir.
Hamileyseniz ya da doğum kontrol hapı kullanıyorsanız daha da dikkatli olun. Doktorunuza danışın. Kullandığınız ilaçların tansiyonunuza etkisi olup olmadığını doktorunuza sorun.
Yüksek kan basıncı ın belirtisi olmayabilir, ya da genellikle ensede baş ağrısı, bazen baş dönmesi, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlere de yol açabilir. Özellikle şikayetiniz yoksa yüksek tansiyon hastası olduğunuzu öğrenmenin tek yolu tansiyonunuzu ölçtürmenizdir. Bu nedenle her yaş grubundan bireyler yılda en az bir kere tansiyonlarını ölçtürmelidirler. Tek bir ölçüm hasta olduğnuzu göstermez ama dikkatli olmanız gerektiğini söyler. Kan basıncınızı, doktorunuzdan gerkli bilgiyi alarak kendiniz de ölçebilirsiniz. Elektronik kan basıncı ölçen aletleri yine doktorunuza danışarak kullanabilirsiniz. Oturmak yada sırtüstü yatmak gibi vücudun poziyonunda oluşan değişikliklerde veya egzersiz, uyku gibi durumlarda kan basıncında farklılıklar oluşabilir. Ölçüm yapmadan önce en az beş dakika dinlenmeye ve son yarım saat içinde kahve kola gibi kafeinli içecekler içmemiş olmaya dikkat etmelisiniz.