ORGAN BAĞIŞI

This item was filled under [ Organ Nakli ]

ORGAN BAĞIŞI
Organ bağışı, kişinin sağlığında, kendisi öldükten sonra organlarının kronik organ hastası olan kişilere nakledilmesi için bağışlamasına denir.

Organ bağışı nasıl ve nerelere yapılır ?
Yasalara göre herkesin, iki tanıkla birlikte, kendisi öldükten sonra organlarını bağışladığını belirten bir belgeyi doldurarak imzalamasıyla ve bu belgeyi yetkili kurumlara teslim etmesiyle organ bağışı yapılmış olur. Bu belgeler yetkili kurumlarca hazırlanmış olabileceği gibi, şahsın kendi hazırladığı bir belge de olabilir. Ayrıca sürücü belgesi alan kişiler, belgede “organlarımı bağışlıyorum” bölümünü işaretlemiş olmakla, organlarını bağışlamış olurlar. İsteğe göre organlarının tümü, biri ya da birkaçı bağışlanabilir. Bu seçenekler bağış belgelerinde bulunur. Bağış Belgesi, yetkili sağlık kuruluşlarının kayıtlarına geçer. Kişi bu belgeyi yanında bulunduracak olursa, ölümü halinde bağış vasiyeti yerine getirilir. Kişi bağış kararı aldıktan sonra vazgeçebilir, bunun için belgesini imha etmesi veya yanında organlarını bağışlamadığını beyan eden bir belge taşıması gerekmektedir. organ bağışı yapmak istemediğini bir belge ile belirten kişiden hiçbir koşul altında organ alınması mümkün değildir. Organ bağışlamak tam anlamıyla kişinin iradesiyle ve gönüllü biçimde yapılan bir davranıştır.
Beyin Ölümü nedir? Kimler beyin ölümüne karar verir?
Bir kişi herhangi bir nedenle yaşamsal işlevlerini yitirdiğinde buna “beyin ölümü” adı verilir. Bu durumda kişi kendi kendine soluk alıp veremez. Beyin işlevini geri dönülmez biçimde kaybetmiştir. Tıp, bu durumu “ölüm durumu” olarak kabul eder. Kalbi ise, yalnızca solunumu sürdürmeyi sağlayan solunum cihazlarına ve başka makinalara bağlı olduğu sürece çalışabilir.
Beyin ölümü kararını ancak dört kişiden oluşan bir uzman doktor ekibi karar verir. Bu uzman ekipte, kardiyolog, anestezi ve reanimasyon uzmanı, nörolog ve nöroşirurjiye doktorlarından oluşur. Bu ekip, fizik muayene ile ve o ülkede o merkezde tıbbın en ileri olanakları içerisinde laboratuvar tetkikleri yaparak beyin ölümü olduğuna karar verir ve bunu bir belge ile resmi hale getirir. Bu resmi belge hazırlanmadıkça beyin ölümü kesinlik kazanmış sayılmaz ve kişinin organları asla alınamaz. Dört kişilik ekipten hiçbiri, hastayı yatıran, durumunu takip eden doktorlardan oluşmaz. Organ nakli yapan ekibin içinden bir doktor da bu dört kişilik ekipte yer alamaz. “Beyin Ölümü” kararını tıbbın olanakları ölçüsünde, yukarıda sayılan uzmanlar bağımsız olarak verirler.
Organ nakli ve bağışı konusunda 2238 sayılı yasamız neleri öngörmektedir?

Canlıdan canlıya organ nakli için kişinin 18 yaşını doldurmuş bulunması, akli
dengesinin yerinde olması şarttır.
Canlıdan organ naklinde, verici kişinin maddi bir çıkarı olması veya bu durumu bilen doktorun organ nakli yapması suç sayılır.
Kadavradan organ naklinin yapılabilmesi için beyin ölümü belgesinin hazırlanmış olması, kişinin sağlığında organlarını bağışlaması, bağışladığına dair bir belge yoksa yakınlarının rızasının alınmış olması muhakkak gerekir. Kişinin ölümü anında yanında herhangi bir yakını yoksa, ve üzerinden organlarını bağışlamadığına dair bir belge çıkmazsa, 2594 sayılı yasa, organlarının alınmasına izin vermektedir.
Ölünün fizik bütünlüğünü değiştirmeyen organlar, (örneğin kornea) herhangi bir bağış ya da izin aranmaksızın nakil için kullanılabilir.
Organ alımı, satımı, bunun ticaretinin ya da reklamının yapılması ağır eza gerektiren bir suçtur.
Adli nedenlerle ölen kişilerin organları nakil için çıkartılırken yapılan ameliyattaki bulgular adli rapora eklenir ve otopsi bu ameliyattan sonra yapılır. Adli işlemler organ nakli için yapılan işlemleri geciktiremez.

Dinimiz ve diğer dinler organ nakline ve organ bağışına nasıl bakmaktadırlar ?

Dinimiz Müslümanlık organ bağışı konusunda hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıktır ve organ bağışıyla hayat kurtarmanın sevap olduğunu bildirir.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 1980 yılında aldığı karar şöyledir: “Başkanlığımız Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 6.3.1980 tarih ve 396 sayılı uzun kararı ile organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir. Bu karara göre organ nakli için şu şartlara uyulması gerekmektedir.
1.Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayati bir uzvunu kurtarmak için bundan başka çarenin olmadığının mesleki ehliyet dürüstlüğüne güvenilen bir tabib tarafından tesbit edilmesi.
2.Hastanın bu yoldan tedavi edileceğine tabibin zann-ı galibinin bulunması.
3.Organ veya dokusu alınan kişinin, bu işlemin yapıldığı esnada ölmüş olması.
4.Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olması gerekir.
Sizin organınızı vereceğiniz kişinin yaptığı iyi ve fenalıklardan tamamen kendisi sorumludur.”
Hıristiyanlık, Yahudilik, Budizm ve diğer dinler de, organ bağışını insan sevgisinin bir parçası olarak kabul etmektedirler ve bu alandaki çabaları destekledikleri gibi, din kurumları organ bağışının yaygınlaşması için özel çabalar yürütmektedirler.
Bir hasta henüz ölmeden organlarının alınması mümkün müdür?

Hayır mümkün değildir. Bir hekimin asli görevi hastalarını tedavi etmektir. Hipokrat’ın koyduğu esaslardan biri olan “önce zarar verme” (primum nil nocere) tüm hekimlerin ilk ilkesidir. Hekim bir hasta ile karşılaştığında ona zarar vermeden tedavi etmek üzere eğitim almış ve yemin etmiştir. Yapılan tüm girişimlere rağmen hasta hayatını kaybeder veya hayatını kaybetmiş olarak hekime ulaşırsa organ alımı konusu var olabilir. Bu gibi durumlarda da uzmanları zan altında bırakmamak için yasal düzenlemeler yapılmıştır. Hastayı ilk değerlendiren ve tedavisini planlayan hekim veya hekimler ile organ naklini yapacak hekimlerden hiçbiri hastada “beyin ölümü” gelişip gelişmediğini belirleyen grubun içinde dahil olamaz. Dört farklı uzmandan oluşan hekim grubu bu durumdaki hastayı değerlendirir, muayene ve diğer tetkikler ile kararını verir. “Hastada beyin ölümü mevcuttur” kararı rapor ile belirlendikten sonra bile organların alınabilmesi bazı koşullara bağlıdır.
Beyin ölümü gelişen her hastanın organları alınır mı ?

Beyin ölümü gelişen her hastanın organları alınmaz. Ölen kişinin üzerinden organlarını bağışlamadığına dair bir belge çıkarsa hiçbir şekilde organları alınmaz. Kişinin üzerinden herhangi bir belge çıkmazsa yakınlarının beyanına göre esas alınır. Hayatta iken yakınlarına yapmış olduğu sözlü vasiyete göre yakınları organ bağışında bulunur veya bulunmaz. Bu durumda yakınlar olumsuz yanıt verirse hiçbir şekilde o kişinin organları alınamaz. Ölen kişinin o andaki tıbbi durumu, önceden geçirdiği hastalık ya da ameliyatları, organ ve dokularının tamamı ya da bir kısmını nakledilemez hale getirmiş olabilir. Bu durumlarda ilgili organ veya dokular kullanılamayacaktır. Duruma göre bağış konusunda bir engel olmasa bile bu nedenle organ ve dokuları alınamayabilir.
Hangi durumlarda yakınların izni aranmaksızın organ veya doku alınabilir? Kişinin üzerinden organ bağışı yaptığına dair bir belge çıkarsa ilgili organ veya dokuların alınması için yakınlarının iznine gerek duyulmaz. Beyanda belirtilen dışında organ veya dokular yakınları izin verse bile alınamaz. Öldüğü zaman üzerinden organ bağışı ile ilgili hiçbir belge çıkmayan kişilerin o ana kadar yakınlarına ulaşılamadı ise ve beyin ölümü gelişen kişinin vücut fonksiyonlarını istenen düzeylerde tutmak imkansız ise yakınlarının izni olmaksızın organ ve dokuları alınabilir. Yasalarımıza göre ölünün vücut bütünlüğünü bozmayacak (kornea gibi) doku veya organların alınması için kimsenin iznine gerek yoktur. Ancak hekimler organ nakline karşı duyulan ilgiyi kırmamak için mümkün olan her koşulda izni almaktadır.
Organ bağış kartı’nı olumlu dolduran herkesin organları alınabilir mi ?
Hayır alınamaz. “Organ bağış kartları”, kişilerin kendi düzenledikleri belgeler ve resmi kimlik kartlarındaki ilgili bölümler, kişilerin kendi niyetlerini belirttikleri belgelerdir. Organ ve doku nakli için uygun tıbbi koşullar gereklidir. Bu koşullar gerçekleşmeden organları nakledilemez, dolayısı ile alınmaz.

Hayatta iken organ bağışı yapmış bir kişi hastane dışında bir yerde öldüğü zaman organlarını almak mümkün müdür ?

Pratik olarak mümkün değildir. Kalbi durmuş kadavraların organları, kalp durduktan çok kısa bir süre sonra (yarım saat, bir saat) çıkartılmış ya da özel tıbbi önlemler alınmış olmaz ise kullanılamaz hale gelir. Bu durum hastanede yatan hastalar için bile güçlük yaratmaktadır, hastane dışındaki benzer durumlar pratik olarak alınmasını imkansız hale getirmektedir.
Organ bağış kartını olumlu dolduran herkesin organları kullanılamıyorsa neden bu kartlar veya belgeler düzenleniyor ?

Son evre organ hastaları için hayatta kalmanın tek yolu organ naklidir. Canlıdan organ nakli belirli organlar için uygulanabilen bir tekniktir ve her hastanın uygun vericisi bulunmamaktadır. Bu nedenle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeterli sayıda organ yoktur. En büyük organ kaynağı uygun koşullarda hayatını kaybetmiş kişilerin organlarıdır. Bu durumdaki kişilerin vücut fonksiyonları tamamen tıbbi destekle devam etmektedir ve bu durumu uzun süre dengede tutmak imkansızdır. Dolayısı ile kadavradan organ alınabilmesi için zaman çok önemli bir faktördür. Diğer yandan hiç beklenmedik bir anda yakınını kaybettiğini öğrenen bir kişinin organ bağışı için hızlı karar vermesini beklemek çok zordur. Yakınla,r ancak hayatta iken organlarını bağışladığını belirten yakınları için hızlı karar verebilmektedir. Ayrıca bu konuyu kaybettiği yakını ile özel olarak konuşmamış, ancak kendisi organ bağışı yapmış kişiler, o zor ve acılı anda kendisine organ bağışında bulunup bulunmayacağı soran hekimin neden böyle bir teklifte bulunduğunu idrak edebilir.
Özetle “Organ Bağış Kartları”, “Organ Bağış Kampanyaları”, “Transplantasyon Haftası” ve “Transplantasyon Oyunları” gibi çeşitli faaliyetlerin tek bir amacı vardır; “ Bir yakınımızı kaybettiğimiz anda onun organları ile kurtulabilecek hayatların var olduğunu daha önceden öğrenmemizi ve gerektiğinde bu kararı daha hızlı alabilmemizi sağlamaktır. “

Rate this topic:
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
Popularity: 78 views
You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Comment